Risale-i Nur Külliyatı'ndan

Kur'an'ı çağa tefsir ederek, "Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, bu dünyadaki vazifem nedir?" sorularına cevaplar sunan, "iman-ı tahkiki", "ahlâk" ve "istikamet" rehberi Risale-i Nur Külliyatı'nın tamamı burada.

“Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.”

Said yoktur. Said’in kudret ve ehliyeti de yoktur. Konuşan yalnız hakikattir, hakikat-i imaniyedir.

Hem deme: “Ben de herkes gibiyim.” Çünki herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder.

Broşür Nur

Risale-i Nur’dan hazırlanmış.Broşürler ve paylaşımlar.

Görselleri ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

Linke tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Broşürleri İndir

Said Nursî

Aziz, sıddık kardeşlerim!

Onuncu Şua namında, yazdığınız Fihriste’nin İkinci Kısmı bana şöyle kuvvetli bir ümid verdi ki: Risale-i Nur benim gibi âciz ve ihtiyar ve zayıf bir bîçareye bedel, genç, kuvvetli çok Said’leri içinizde bulmuş ve bulacak. Onun için bundan sonra Risale-i Nur’un tekmil ve izahı ve haşiyelerle beyanı ve isbatı size tevdi’ edilmiş tahmin ediyorum. Bir emaresi de şudur ki: Bu sene çok defa ihtar edilen hakikatleri kaydetmek için teşebbüs ettim ise de çalıştırılamadım.

Evet Risalet-ün Nur, size mükemmel bir me’haz olabilir. Ve ondan erkân-ı imaniyenin herbirisine, meselâ Kur’an’ın Kelâmullah olduğuna ve i’cazî nüktelerine dair müteferrik risalelerdeki parçalar toplansa veya haşre dair ayrı ayrı bürhanlar cem’edilse ve hâkeza.. mükemmel bir izah ve bir haşiye ve bir şerh olabilir.

Zannederim ki, hakaik-i âliye-i imaniyeyi tamamıyla Risale-i Nur ihata etmiş, başka yerlerde aramaya lüzum yok. Yalnız bazan izah ve tafsile muhtaç kalmış. Onun için vazifem bitmiş gibi bana geliyor. Sizin vazifeniz devam ediyor. Ve inşâallah vazifeniz şerh ve izahla ve tekmil ve tahşiye ile ve neşr ve talim ile, belki Yirmibeşinci ve Otuzikinci mektubları te’lif ile ve Dokuzuncu Şua’ın Dokuz Makamını tekmil ile ve Risale-i Nur’u tanzim ve tertib ve tefsir ve tashih ile devam edecek. Risale-i Nur’un samimî, hâlis şakirdlerinin heyet-i mecmuasının kuvvet-i ihlasından ve tesanüdünden süzülen ve tezahür eden bir şahs-ı manevî, bâki ve muktedir bir kuvvet-i zahrdır, bir rehberdir.

Barla Lahikası ( 372 )

Risale-i Nur derslerine katılmak ister misiniz?

Asrımızın Kur’an tefsiri olan Risale-i Nur’u okuyanların sayısı her geçen gün artıyor. Siz de bu nurlu eserleri okumak ve okuyanların yanında yer almak isterseniz size en yakın Risale-i Nur dersini bulmamız için bu formu doldurabilirsiniz.

İlgili arkadaşımız mail yoluyla size gerekli bilgileri verecektir.


Lütfen dikkat! E-mail adresinizi eksiksiz ve doğru yazdığınızdan emin olunuz. Formu doldurduğunuz halde uzun süre geri dönüş olmadıysa mail hesabınızda bulunan gereksiz (spam) kutunuzu kontrol ediniz. Orada da yoksa mail adresiniz geçersizdir. Geçerli bir e-mail adresiyle tekrar formu doldurunuz.

Not: Gerçekten ihtiyacı olanlar başvursun. Selam ve dua ile…

Nur eserleri sadece Türkçe olarak ve yalnız Türkiye’de kalmamış, birçok dünya dillerine çevrilmiş ve çevirmeler devam etmektedir. Bizim tespitlerimize göre Türkçe hariç yirmi bir dile çeviriler yapılmıştır. 

50’den fazla dünya diline çevrildi.

52’den fazla ülkeye Risale-i Nur gönderildi.

81 ilimizde ve dünyanın bir çok yerinde medreselerle hizmet veriyor.

Risale-i Nur Külliyatı

Eserlerin tamamını aşağıdaki linkten tıklayarak okuyabilirsiniz.

Risale-i Nur Oku

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan Risale-i Nur’dan veciz sözler.

Bu manevî tefsir; “Sözler”, “Mektubat”, “Lem’alar”, “Şualar” diye dört büyük kısımdan müteşekkil olup, yekûnü 130 risaledir.

Sözler, Birinci Söz

Bismillahirrahmanirrahim

Tablacı hükmünde olan insanlara bir fiyat veriyoruz. Acaba asıl mal sahibi olan Allah ne fiyat istiyor?Evet, o Mün’im-i Hakikî, bizden o kıymettar nimetlere, mallara bedel istediği fiyat ise üç şeydir: Biri zikir, biri şükür, biri fikirdir.Başta “Bismillâh” zikirdir.Âhirde “Elhamdülillâh” şükürdür.Ortada, bu kıymettar harika-i san’at olan nimetler Ehad, Samed’in mucize-i kudreti ve hediye-i rahmeti olduğunu düşünmek ve derk etmek fikirdir.

Sözler, Onuncu Söz

Bismillahirrahmanirrahim

Bir harf kâtipsiz olmaz, bir kanun hâkimsiz olmaz.” Biz de deriz:
Nasıl ki, bir kitap, bâhusus öyle bir kitap ki, her kelimesi içinde küçük kalemle bir kitap yazılmış, her harfi içinde ince kalemle muntazam bir kasîde yazılmış; kâtipsiz olmak, son derece muhâldir. Öyle de, şu kâinat nakkaşsız olmak, son derece muhâl ender muhâldir.

Mektubat, Yirminci Mektup

Bismillahirrahmanirrahim

Hiç mümkün müdür ki, semâvât ve arzı halk eden bir Sâni-i Hakîm, semâvât ve arzın en mühim neticesi ve kâinatın en mükemmel meyvesi olan insanları başıboş bıraksın, esbab ve tesadüfe havale etsin, hikmet-i bâhiresini abesiyete kalb etsin? Hâşâ!
Hiç mümkün müdür ki, hakîm, alîm bir zât, bir ağacı gayet ehemmiyetle tedbir ve tasvir edip ve gayet derecede hikmetle idare ve terbiye ettiği halde, o ağacın gayesi, faidesi olan meyvelerine bakmayıp ehemmiyet vermesin; hırsız ellere, boş yerlere dağılsın, zayi olsun?

Asa-yı Musa, Beşinci Mesele

Bismillahirrahmanirrahim

Gençlik hiç şüphe yok ki gidecek. Yaz güze ve kışa yer vermesi ve gündüz akşama ve geceye değişmesi kat’iyetinde, gençlik dahi ihtiyarlığa ve ölüme değişecek.
Eğer o fâni ve geçici gençliğini iffetle hayrata istikamet dairesinde sarf etse, onunla ebedî, bâki bir gençliği kazanacağını bütün semâvî fermanlar müjde veriyorlar.

Mektubat, Yirminci Mektub

Bismillahirrahmanirrahim

kâinatta tasarruf eden haşmet-i rububiyet, o koca güneşi şu zemin yüzündeki zîhayatlara bir hizmetkâr, bir lâmba, bir ocak; ve koca küre-i zemini onlara bir beşik, bir menzil, bir ticaretgâh; ve ateşi, her yerde hazır bir aşçı ve dost; ve bulutu süzgeç ve murdia; ve dağları mahzen ve ambar; ve havayı, zîhayata enfas ve nüfusa yelpaze; ve suyu, yeniden hayata girenlere süt emziren dâye ve hayvânâta âb-ı hayat veren bir şerbetçi hükmüne getiren rububiyet-i İlâhiye, gayet vâzıh bir surette vahdâniyet-i İlâhiyeyi gösterir.

Lem’alar, Otuzuncu Lem’a

Bismillahirrahmanirrahim

Risale-i Nur’un müteaddit yerlerinde kat’î burhanlarla ispat edilmiş ki, tabiat bir san’at-ı İlâhiyedir, sâni olmaz.Bir kitab-ı Rabbânîdir, kâtip olmaz.Bir nakıştır, nakkaş olamaz.Bir defterdir, defterdar olmaz.Bir kanundur, kudret olmaz.Bir mistardır, masdar olmaz.Bir kabildir, münfail olur, fâil olmaz.Bir nizamdır, nâzım olamaz.Bir şeriat-ı fıtriyedir, şâri’ olamaz.Farz-ı muhal olarak, en küçük bir zîhayat mahlûk tabiata havale edilse, “Bunu yap” denilse, “Risale-i Nur’un çok yerlerinde kat’î burhanlarla ispat edildiği gibi, o küçük zîhayatın âzâları ve cihazatları adedince kalıplar, belki makineler bulundurmak gerektir, tâ ki tabiat o işi görebilsin. Kaynak: Tabiat bir san’at-ı İlâhiyedir, sanatkar olmaz.

Bize Ulaşın

info@brosurnur.com

Contact form will be displayed here. To activate it you have to set the "contact form shortcode" parameter in Customizer.